Edebiyat & Literatur(e)

Home -Ana Sayfa
Vecizeler Kervani
Vecizeler Zinciri
Autoglanz-Tacir
Degerli Taslar
=> Degerli Taslar 01
=> Degerli Taslar 02
=> Degerli Taslar 03
=> Degerli Taslar DM
=> Degerli Taslar TR
=> Geolojik Görseller
Deyimler

Arşiv
Dünyadaki ve Ülkemizdeki "İlginç J(G)eolojik Oluşumlar"

Geolojik coğrafyada olaganüstü oluşumların varlığında doğanın gücünü hayranlıkla izlemek ayrıcalık olmalı. Dünya, bugünkü şeklini alıncaya kadar çeşitli evrelerden geçmiştir. Birbirinden farklı bu evrelerden her birine jeolojik devir denir. Jeolojik devirlerin ayrılmasında önemli yerkabuğu olayları etkili olmuştur. Bu devirlere ait bilgiler tortul tabakalar arasında bulunan fosillerden elde edilmektedir. Dünya’nın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de yerşekilleri sürekli bir oluşum ve değişim içindedir. Konumu itibariyle hareketli bir tektonik kuşakta yer alan Türkiye’de jeolojik devirlerin hepsinin izlerini görmek mümkündür. Türkiye, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus arasında kalan Tethys (Tetis) Denizi’nin yer aldığı geniş tortulanma alanında oluşmuştur, iç kuvvetler tarafından iskeleti kurulmuş bulunan Türkiye’nin yerşekilleri dış kuvvetler tarafından yavaş yavaş değiştirilmektedir. Türkiye’nin jeolojik devirlerde geçirdiği evreleri şöyle sıralayabiliriz.

***>>>Birinci Jeolojik Zaman (Paleozoik)
Bu devirde Türkiye’nin bulunduğu yerde Tethys Denizi bulunuyordu. Bu denizin dibinde bulunan tortullar, kuzey ve güneydeki eski kıta çekirdeklerinin birbirine doğru yaklaşmaları sonucunda kıvrılarak su yüzüne çıkmıştır. Bu kara parçaları günümüzde sert kütleler yani masifler halindedir. Masifler kıvrılma özelliğini kaybetmiş I. zamanda oluşmuş yaşlı ve sert kütlelerdir.
Birinci jeolojik dönemde bitki kalıntılarının çukur alanlarda birikmesi sonucunda da Zonguldak çevresindeki taşkömürü yatakları meydana gelmiştir. Birinci jeolojik dönemde oluşmuş arazilerin en önemli özelliği sert ve oturmuş tabakalardan oluşmalarıdır. Bu nedenle depreme dayanıklıdır. Türkiye’de birinci zaman arazileri Yıldız Dağları, Saruhan-Menteşe, Mardin-Derik, Kastamonu-Devrekani, Anamur-Alanya, Kırşehir ve Bitlis civarında vardır.
***>>>İkinci Jeolojik Zaman (Mesozoik)
Bu jeolojik dönemde Türkiye’nin büyük bir bölümünde tethys denizi yer almaktaydı. Tethys Deniz’inde dış küvetlerin taşımış olduğu kum, mil, çakıl ve kireçli malzemeler birikmiştir. İkinci zamanın sonlarından itibaren kuzey ve güneydeki eski kıta çekirdekleri yeniden birbirine doğru yaklaşmış, Tethys Denizi’ndeki tortullar kıvrılmaya başlamıştır.
***>>>Üçüncü Jeolojik Zaman (Tersiyer)
Bu devir, Türkiye’nin yeryüzü şekillerinin oluşumu bakımından çok önemlidir. Çünkü Alp orojenezi bu dönemde oluşmuştur. Üçüncü jeolojik zamanda, Tethys Denizi’nde biriken tortullar kıvrılarak Anadolu’nun büyük bir kısmının kara haline geçmesine neden olmuştur. Alp orojenik hareketleri en şiddetli safhasına ulaşmış, Toros ve Kuzey Anadolu dağları oluşmuş, iç kısımlar ise göllerle kaplanmıştır.
Aynı dönemde Anadolu’da hüküm süren nemli ve sıcak iklim şartları altında tropikal ormanları andıran gür bir bitki örtüsü yetişmiştir. Buralardan gelen organik maddeler zamanla göl ortamında birikerek günümüzdeki linyit yataklarının oluşumunu sağlamıştır, iç Anadolu ve Doğu Anadolu’daki tuz yatakları ile Güneydoğu Anadolu’daki petrol yatakları da bu zamanda meydana gelmiştir. Ayrıca ülkemizdeki bor yataklarıda bu dönemde oluşmuştur.
Üçüncü jeolojik zamanın sonlarına doğru Anadolu bütünüyle yükselmeye başlamıştır. Bunun sonucunda ülkemizde kırık hatları oluşmuştur. Bu kırık hatlarının en önemlileri Kuzey ve Doğu Anadolu ile Batı Anadolu’daki kırık hatlarıdır. Bu durum Türkiye’nin etkin bir deprem kuşağında yer almasına neden olmuştur. İç Anadolunun doğusu ve kuzeybatısı, Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmı ve Güney Marmara’daki volkanik araziler bu dönemde oluşmuştur.
***>>>Dördüncü Jeolojik Zaman (Kuaterner)
Türkiye bugünkü görünümünü dördüncü zamanda kazanmıştır. Kuzey Anadolu ve Toros dağları yükselirken, Karadeniz ve Akdeniz çanakları ile horst ve graben alanlarında yeni çökme ve yükselmeler meydana gelmiştir.
Bugünkü Ege Denizi’nin yerinde bulunan Egeit karası çökmüş, Akdeniz’in sularının bu alanı işgal etmesiyle Ege Denizi oluşmuştur. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının oluşması ile de Akdeniz’in suları Karadeniz’e karışarak başlangıçta tatlı olan Karadeniz’in sularını tuzlulaştırmıştır. Doğu Anadolu’da yaygın olan volkanizma sonucunda volkanik dağlar oluşmuştur. Ege adaları ve Kıbrıs’ın da oluşumu bu dönemdedir.
Ayrıca sık sık iklim değişiklikleri ve buzul devirleri yaşanmış böylece Doğu Anadolu’daki yüksek alanlar buzullaşmaya uğramıştır.






































































































Heute waren schon 2 ziyaretçi (6 klik) hier!
Geoloji & Sanat

Güzel Sözler

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=