Auto Glanz Tacir
  Vecizeler
GALLERY vecizeler/geflügeltes wort/winged words - Vecize Sozler 02
  Home -Ana Sayfa
  Vecizeler Kervani1
  Yakup Icik Vecizeleri 1
  Vecizler Arsivi 01
  Vecizler Arsivi 02
  Vecizler Arsivi 03
  Vecizler Arsivi 04
  Vecizler Arsivi 05
  Vecizler Arsivi 06
  Vecizler Arsivi 07
  Vecizler Arsivi 08
  Vecizler Arsivi 09
  Vecizler Arsivi 10
  Vecizler Arsivi 11
  Vecizeler Arsivi 01
  Vecizeler Arsivi 02
  Vecizeler Arsivi 03
  Vecizeler Arsivi 04
  Vecizeler Arsivi 05
  Vecizeler Arsivi 06
  Vecizeler Arsivi 07
  Vecizeler Arsivi 08
  Vecizeler Arsivi 09
  Vecizeler Arsivi 10
  Vecizeler Arsivi 11
  Ömer Hayyam 01
  Omar Khayyam 01
  Veciz Sozler 01
  Veciz Sozler 02
  Veciz Sozler 03
  Veciz Sozler 04
  Veciz Sozler 05
  Veciz Sozler 06
  Veciz Sozler 07
  Veciz Sozler 08
  Veciz Sozler 09
  Veciz Sozler 10
  Veciz Sozler 11
  Veciz Sozler 12
  Veciz Sozler 13
  Veciz Sozler 14
  Veciz Sozler 15
  Veciz Sozler 16
  Veciz Sozler 17
  Veciz Sozler 18
  Vecize Sozler 01
  Vecize Sozler 02
  Vecize Sozler 03
  Vecize Sozler 05
  Vecize Sozler 06
  Vecize Sozler 07
  Vecize Sozler 08
  Vecize Sozler 09
  Vecize Sozler 10
  Vecize Sozler 11
  Vecize Sozler 12
  Vecize Sozler 13
  Vecize Sozler 14
  Vecize Sozler 15
  Vecize Sozler 16
  Vecize Sozler 17
  Vecize Sozler 18
  Vecize Sozler 19
  Resimli Vecizeler Kervani 01
  Resimli Vecizeler Kervani 02
  Resimli Vecizeler Kervani 03
  Resimli Vecizeler Kervani 04
  Resimli Vecizeler Kervani 05
  Resimli Vecizeler Kervani 06
  Resimli Vecizeler Kervani 07
  Vecize Sozler 20
  Vecize Sozler 21
  Vecize Sozler 22
  Resimlerle Melle Sehri
  Autoglanz-Tacir, Stadt Löhne (Germany)
ASIK VEYSEL VECIZ(E)LERI - SÖZLERI...

Aşık Veysel, hayatini anlattığı bir şiirinde "Ücyüz-onda gelmiş idim cihana" diyor. Yıl 1894 oluyor hesapça. Sivas'a bağlı Şarkışla ilçesinin Sivrialan Köyünde dünyaya gelmiş. Anasi Gulizar, bir yaz günü koy dolaylarındaki Ayıpınar merasına koyun sağmaya gittiğinde; oracıkta bir yol üstünde doğurmuş Veysel'i. Göbeğini de kendi eliyle kesmiş. Yaman kadınmış Gülizar ana. Bebesini bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüş. Babası Ahmet; bebenin adini Veysel koymuş. Yıllar geçmiş aradan büyümüş, konuşmuş, yürümüş Veysel çocuk. Böylece yedi yaşına varmış. O yıl bir çiçek hastalığı salgını olmuş Sivas'ta. Küçük Veysel de yakalanmış. Sol gözünde, cicegin beyi çıkmış kendi deyimiyle... Göz akıp gitmiş. Sağ gözüne de perde inmiş, önceleri. Yalnız ışığı seçebiliyormuş, bu gözüyle. Babasına "Çocuğu Akdağmadeni'ne götür, orada bu gözünü açacak bir doktor var." demişler. Sevinmiş Ahmet emmi. Gel gör ki talihsizlik yine yakasını bırakmamış Veysel'in. Bir gün inek sağarken babası yanına gelmiş. Veysel ansızın donuverince; yakında bulunan bir değneğin ucu öteki gözüne girivermiş. O göz de akıp gitmiş böylece. Veysel'in Ali adında bir ağabeysi ve Elif adında bir kız kardeşi varmış. Hepsi çok üzülmüşler Veysel'in kotu kaderine.

    Babası meraklı adammış. Halk ozanlarından şiirler okuyup ezberleterek avutmaya çalışmış oğlunu. Sivas'ın köyleri saz sairleriyle dolu. Onlar da ara sıra gelip Ahmet emminin evine uğrarlarmış. Veysel ilgiyle dinlermiş calip söylediklerini. Babası, oğlunun ilgisini görünce; bir saz alıp vermiş ona. İlk saz derslerini, babasının arkadaşı olan Çamşıh'lı Ali Ağa'dan almış. Ve gitgide, kendini iyice saza vermiş Veysel. Unlu Halk ozanlarının şiirlerini çalıp söylemiş bir zaman. Yirmibes yasındayken (1919) anası, babası Veysel'i Esma adında bir kızla evermişler ve kısa sure sonra ikisi de göçüp gitmiş bu dünyadan (1921). Acı üstüne acı gelmiş, ama bitmemiş talihin kotu oyunu. İkinci çocuğu on günlükken, anasının memesi ağzına tıkanarak ölmüş, ardından da karisi yanaşmalarıyla evden kaçmış. Bu olay çok koymuş Veysel'e. Daha dertli olmuş ve iyice içine kapanmış. Karisi koyup gittiğinde bir kızı varmış Veysel'in. Daha bir yasini bile bitirmemiş. İki yıl kucağında gezdirmiş Veysel, ne çare o da yaşamamış. Bu sıralar Veysel'i yeniden evermişler. Bu karisi çocuk vermiş Aşığa. Biri olmuş, iki oğlan, dört kız, altısı sağ. Onlar da 18 torun vermiş Veysel'e.

    Aşık Veysel, Cumhuriyetin Onuncu yıl dönümüne rastlayan 1933 yılına kadar, başka ozanların şiirlerini çalıp söylemiş. Kendi deyişlerini söylemekten utanır, çekinirmiş. O yıllarda sairlerimizden rahmetli Ahmet Kutsi Tecer tanımış Veysel'i. Onun ışık tutuculuğuyla Veysel'in şiirleri aydınlığa kavuşmuş. Veysel; şairliğinin gelişmesinde Tecer'in büyük yardımlarını gördüğünü söylerdi her zaman. Veysel'in gün ışığına çıkan ilk şiiri Gazi Mustafa Kemal Pasa için söylediği: "Türkiye'nin ihyası Hazreti Gazi" mısrasıyla başlayan şiirdir. Bundan sonra bütün yazdıklarını calip söyler olmuştu. 1933 yılına kadar, köyünden dışarı hemen hemen hiç çıkmadığı halde; bundan sonra bütün yurdu dolaşmış, yurdunun çeşitli şehirleriyle kasabalarını, köylerini yakından tanımıştır. Halk ozanlarından en çok Karacaoglan'i, Yunus'u, Emrah'i, Dertli'yi severdi. Çağımızın ozanlarından Ahmet Kutsi Tecer'in ayrı bir yeri vardı Veysel'de. Onun aracılığıyla Koy Enstitülerinde bir sure saz öğretmenliği de yapmıştı Veysel. Sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Cifteler, Kastamonu, Yildizeli, Akpınar Koy Enstitülerinde bulunmuştu. 1952 yılında İstanbul'da büyük bir jübilesi yapılan Aşık Veysel'e 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Anadilimize ve Milli Birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı" özel bir kanunla vatani hizmet tertibinden aylık bağlamıştı.

    Veysel'in bir başka özelliği daha vardı; köyünde ve çevresinde ondan önce bir tek meyve ağacı olmadığı halde, Sivrialan'da ilk meyve bahçesini o yetiştirmişti. Hem öyle bir bahçe ki, içinde elmadan kayısıya, kirazdan cevize kadar turlu turlu meyve ve çiçek vardı. Veysel, kardeşlerinin yardımıyla bu bahçeyi yapmaya başladığı zaman köylüleri "Atalarımız bunca yıl böyle bir is yapmamışlar, su kor adam onlardan iyi mi bilecek ki böyle ise kalkıştı?" demişler. Birkaç yıl sonra ağaçlar yetişmiş, meyve vermiş. Köylüler önceki dediklerini hatırlayıp utanmışlar ve bu defa "O kor değilmiş, meğer kor olan bizmişiz diyerek Aşık Veysel'i kutlamışlar. iste böylesine uzağı gören bir insandı o... Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı (ölümü 21 Mart 1973). Fakat karanlık gözlerindeydi yalnız, içi apaydınlıktı, şiirleri de öyle... Halk şiirimizin bu güçlü ozanı yarim yüzyılı aşkın bir sure yazdıklarıyla, calip söyledikleriyle çevresine ışıklar saçtı. Sanırım simdi de mezarında son uykusunu ışıklar içinde uyuyordur. Yalnız çağımızda yasayanlar değil, bizden çok sonra yasayacaklar da "Dostlar Beni Hatırlasın" şiirini unutmayacaklar ve her zaman rahmetle anacaklardır...


aus Wikipedia, der freien Enzyklopädie

Aşık Veysel Şatıroğlu, meist nur Aşık Veysel mit bürgerlichem Namen Veysel Şatıroğlu (* 25. Oktober 1894 in Sivrialan Köy in Şarkışla; † 21. März 1973 ebenda) war einer der berühmtesten und prägendsten alevitisch-türkischen Bağlama-Spieler, Sänger und Dichter aus dem anatolischen Raum.

Leben 

Sein Vater war ein Landwirt namens Ahmet Şatıroğlu. Veysel verlor sein Augenlicht im Alter von sieben Jahren durch Pocken, die zu dieser Zeit in Sivas grassierten. Seine beiden älteren Schwestern starben an dieser Krankheit. Nach seiner Erblindung kaufte ihm sein Vater zum Trost eine Bağlama. Er wurde von seinen Eltern mit einer entfernten Verwandten namens Esma verheiratet, die ihm einen Sohn und eine Tochter gebar. Sein Sohn starb kurz nach der Geburt, wenig später auch seine Mutter und sein Vater. Nachdem sein Bruder aus dem Krieg heimkehrte, selbst eine Familie gründete und eine Tochter bekam, entschlossen sich die zwei Brüder einen Bediensteten ins Haus zu holen. Seine Frau Esma verließ Veysel mit diesem Diener, als er krank im Bett lag und sein Bruder zur Arbeit unterwegs war. Zu diesem Zeitpunkt war seine Tochter sechs Monate alt. Im Alter von zweieinhalb Jahren starb auch sie.

1973 starb Asik Veysel im Alter von 78 jahren in seinem Geburtshaus in Sivrialan Köy. Heute ist sein Haus ein Museum.



“Talih çile kadar sözü bir etmiş, Her nereye gitsem gezer peşimde.”

“Kuş olsan da kurtulmazdın elimden Eğer görsem idi göz ile seni”

“Dünya tebdil oldu durum değişti, Kimi aya gider kimi cennete”

“Dünyanın en zengin aklını gördüm. Sermayesin sordum dedi ki okul. İnsanlara hizmet yaptığın yardım, Merhametin duygum dedi ki okul.“

"Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa."


"Ben giderim adım kalır, Dostlar beni hatırlasın. Düğün olur bayram gelir, Dostlar beni hatırlasın."


Aşık Veysel Şatıroğlu


  Yakup Icik


Heute waren schon 9 Besucher (69 Hits) hier!
=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=
"
Autoglanz-Tacir Exklusive Fahrzeugpflege